Blog

Türkiye'nin İlk Freelance Sitesi

A’dan, Z’ye freelance çalışmanın altın kuralları…

images (5)

Eskiden “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna yanıtı “Serbest meslek” olan adam ya tetikçi ya mafya ya da işsiz etiketi yerdi. Gel zaman git zaman, serbest meslek kelimesinin İngilizce karşılığı “freelance” çalışa kavramını sık sık duyulmaya başladı. Artık eski tekinsiz manasını yitirmiş, fiyakalı bir sözcük oluvermişti. İşten, ofis ortamından patron çemkirmesinden bunalan büyün çalışanların hayalini rahat evlerinde, pijamalarla yayıla yayıla iş yaparak, freelance çalışmak süslemeye başladı.

Peki freelance çalışmak tam olarak nasıl oluyor?

Tasarım, yazılım vb. hizmetleri geliştiren deneyimli kişiler, bağımsız olarak firmalara, kişilere, kurumlara işler yapıyorlar. Bu hizmetler evden verdiliği için şirket sigorta edeli ödemek zorunda olmadığı içi freelance eleman çalıştırarak kar edebiliyor. Freelance çalışanlar ise kendi belirledikleri saatler ve koşullar içinde, özgürlükleri kısıtlamadan daha verimli çalışarak para kazanıyorlar. Ellerine genelde maaşlı çalışanlardan daha fazla para geçse bile başta sigorta olmak üzere yol parası ve yemek parası gibi ofis hayatına özgü avantajlardan yoksun kalıyor.

Ülkemizde de, son yıllarda freelance çalışma yayınlaşmaya başladı. Genellikle Türkiye’de firmalar dışarıdan çalıtıracakları elemanları referansa göre seçiyor. Sektörde işini temiz, eksiksiz ve zamanında teslim eden isimler firmalar tarafından tercih edilen isimler arasına giriyor.

images (8)

Türkiye’de freelance işe başlamak için firmayla önce yüz yüze görüşmek gerekiyor. Lakin freelance çalışmaya başlamadan önce kendinizi iyi tanımanız ve bu sistemin size uyup uymadığına karar vermeniz lazım. İşte artıları, eksileri ve püf noktalarıyla freelance çalışma sisteminin büyün ayrıntıları.

Piyasada çevreniz kadar varsınız.

Eski iş arkadaşlarınız, okul arkadaşlarınız, hatta askerlik arkadaşlarınız. Hatta ailenizde önemli yerlere gelmiş, çevresi olan kişiler. Çevrenizdeki herkese iş gözüyle bakın. Aralarında size iş getirebilecek kaç kişi var? Şayet, freelance iş yapmak gibi bir niyetiniz varsa, kendinize ilk sormanız gereken soru bu. Zira her tip iş için gerekli olan bir çevre, freelance işler için elzem. Öncelikle, sizin sektörünüzde olmayan, kendi yağıyla kavrulan sessiz, sakin tipleri eleyin. Bu tip arkadaşların işinize yaramayacağı kesin. Özelike Facebook, Twitter gibi sosyal medya mecralarını iyi kullanan arkadaşlarınızı düşünün. Örneğin internet sitesi tasarlıyorsanız, Facebook listesi kalabalık veya twitter takipçisi yüksek sayıda olan bir ahbabıbıza kıyak yapın. Mesela ona kişisel sitesini ücretsiz hazırlayın. Takipçisi çok olduğu için, işinizi en iyi şekilde tanıtmış olursunuz. Üstelik o da size teşekkür etmek için etrafına tavsiye eder ve iş almanızı sağlar. Aile büyüklerini de hesaba katın. İşinize yaramaları içi ille de dayınızın milletvekili, amcanızın emniyet müdürü olmasına gerek yok. Pazarlamacılık gibi işlerle uğraşan veya kariyeri boyunca bol bol gezip, çok firma ve iş adamı tanıyan akrabalar size işe nerden başlamanız gerektiğini ve hangi firmalarla çalışabileceğinizi göstererek, yol haritası çizmeniz konusunda güvenilir bir kaynak olabilir.

Kendi kanatlarınızla uçacak seviyeye gelmek için bir kurumda çalışmak ve ofis tedristatından geçmek gerekli. Ayrıca ofis yaşamı sayesinde sadece işin inceliklerine hakim olmakla kalmayacak, sektördeki kişilerle tanışarak, çevre edineceksiniz.

Tecrübe her şeydir.

İş hayatınıza yeni başlıyorsanız freelance çalışmak sizin için çok riskli olabilir. Bu şekilde çalışmanın iki kutbu vardır. Birinci kutupta sektörde kendini kanıtlamış, çevresini edinmiş ve artık yeteneğini pazarlamak için bir şirket çaçtısına gereksinim duymayan kişiler vardır. Diğer kutup ise işverenin sigorta vb. ekstra masraf yapmak için yetersiz gördüğü “niteliksiz” elemanlar bulunur. İlk kutupta ve ilk kutupa yakın yer almak için mutlaka birikim sahibi olmanız gerekir. Bu başka deyişle emeğinizi ucuza satmak istemiyor ve istikrarlı para akışı sağlamak istiyorsanız, sektörde tecrübe sahibi olmanız şart.

images (7)Zira firmalara sizi öneren feranslarınız olsa bile, görüşmede işi kapmak için elinizde sağlam bir portföyünüz olmalı. Kendi kanalatınızla uçacak seviyeye gelmek içi bir kurumda çalışmak ve ofis tedrisatından geçmek gerekli. Ayrıca ofis yaşamı sayesinde sadece işin niteliklerine hakim olmakla kalmayacak, sektördeki kişilerle tanışarak, çevre edineceksiniz. Tabi freelance geleceğiniz olması için ofis yıllarınıza patronunuzdan mesai arkadaşlarınıza ve de özellikle müşterilerinize kadar kendinizi herkese sevdirmelisiniz. Unutmayın bu insanlar birkaç yıl sonra sizin kontağını hatta referansınız olacaklar.

Zaman yönetiminde mükemmelleşin.

Serbest çalışmanın en büyük getirisi olarak görülen şirket dışı çalışmak zamanla en büyük dezavantaja dönüşebilir. Her sabah 9′da iş başı yapmamak, yaratıcılığınızı perçinleyebilir. Lakin çalışma hınızı yavaşlatabilir. Üstelik serbest bir çalışan olarak ofis çalışanı gibi geç teslim edilen bir proje sadece yönetimİnizden azar yemenizle değil, işi tamamen kaybetmenizle sonuçlanabilir. “O halde bugün arkadaşımla buluşayım, yarın arayı kapatırım” , “bugün biraz keyif çatayım, yarın sabahtan başlarım gün ağarana kadar çalışırım” gibi bahanelerle, amatörlüğe kaçmadan çalışabilmeniz gerekiyor. Bunun için tıpkı mesaili çalışıyormuş gibi bir iş programı oluşturmanız gerekiyor. Bunun için de sanki mesaili bir işiniz varmışçasına bir hayat tarzı oluşturun. Belirli saatlerde işe başlamayı alışkanlık haline getirin. İşe başlamak ve bitirmek için belirli saatler seçin. Bu saatlere mutlaka uyun. Üstelik bu kez sorumluluk tamamen sizin üzerinizde olacağı için hata payınız hiç yok. Özellikle birden fazla firmanın işini idare ediyorsanız, büyük firmaları kayırmayın. Bütün firmaların işini aksatmadan, elinizden gelenin en iyi şekliyle tamamlayın. İşinize patron edasıyla, bütün profesyonelliğinizle sarılın.

Freelance çalışmanın 4 püf noktası

Freelance çalışmanız sizi bir nevi kendi işinizin sahibi yapıyor. Bir başka deyişle, fatura kesmeniz, vergi ödemeniz, anlaşmaya imza atmanız gerekiyor. Bu tip resmi ve mali konularda kendinize güvemiyorsanız mutlaka bir mali müşavir desteği alın. Hatta ilerleyen zamanlarda devreye avukatları da sokmanız gerekebilir. Lakin yine de bu tip konularda az da olsa bir miktar bilgi sahibi olmak işinize yaratacaktır.

Şirket içinde çalışıyor olmanız, size bir yere kadar hareket özgürlüğü sağlar. Sonuçta aranızda resmi bir iş akdi olan firma için ger zaman ulaşılabilir olmanız gerekir. Cep telefonunuz mutlaka mesai saatleri içinde açık olsun. Bütün aramalara yanıt verin. Size sorulan bütün sorulara ayrıntılı cevaplar verin. Böylece güvenilir adam olursunuz.

Müşteri firmalarla anlaşırken “ne iş olsa yaparım” mantığını bırakın. Elinizdeki know-how’a göre hareket edin. İşi bağlarken dürüst olun. Aksi tarkirde doğacak beklentileri karşılayamazsanız ve daha çok para alayım derken işten tamamen olursunuz. Ayrıca daha çok para kazanmak için çok iş almayın. Zira iş yetiştirememekle ünlenirseniz, lendi bindiğiniz dalı kesersiniz.

Müşteriler ile sürekli irtibatta olun. Haftada bir toplantı yapın. Elinizdeki işi olnardan gelecek yorumlarla şekillendirin. Zira sadece kendi bildiklerinizle ilerlerseniz, gelişmezsiniz. Diğer taraftan edineceğiniz bilgilerle her aldığınız işi yeni bir deneyim haline getirin.

Yayında: Genel

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>