Blog

Türkiye'nin İlk Freelance Sitesi

Home » 2014 » August

Türkiye’de freelancer olmak

Ülkemizde özellikle yazılım alanında; geliştirici ya da tasarımcı olarak çalışan birçok kişi, yazılımcı maaşlarınında şaka gibi olduğunu göz önünde bulundurarak, bir çok projede freelance olarak görev almaktalar. Ancak ne yazık ki ülkemizde freelance olarak çalışmak, kişilere haddinden fazla yükümlülük ve stres vermekten başka bir işe yaramıyor. Bu yazıda özellikle freelance iş yapmak isteyen yazılımcı ve tasarımcı arkadaşlar için, karşılaşabilecekleri sıkıntılardan bahsetmek istiyorum.

-Yasal Zorluklar-

Açıkcası Amerika’da ve Avrupa’da ki diğer ülkerde ki freelance çalışanlar için yasal düzenlemelerin nasıl olduğunu bilemiyorum fakat bizim ülkemizde ki zorluklarla karşılaşmadıkları düşüncesine inancım olduğunu söylemek istiyorum. Bu yazıyı okuyanlar arasında, oralarda ki freelance çalışanlar için olan yasal düzenlemeleri bilen arkadaşlarımız olursa, lütfen bizi aydınlatsınlar.

Freelance çalışırken, yaptığınız işlerde/yer aldığınız projelerde genellikle çalışacağınız saati belirleyip (tahmin -estimate- edip) kendiniz için belirlediğiniz saat birimlik ücret ile çarparak bir fiyat verirsiniz. Şirket değilsinizdir ve verdiğiniz emeğin karşılığında bir ücret talep ediyorsunuzdur. Ancak hiç bir gelir kayıtsız olamaz ve bunun karşılığında fatura vermeniz gerekir. E tabi kişi olarak fatura kesemeyeceğinize göre bir şirket olmalısınız. Tek çareniz var şahış şirketi kurmak. Ancak bir şirketiniz olduğunda, iş yapın ya da yapmayın, ödemeniz gereken ücretler olacaktır. Bu durum freelance çalışanlarda bir yüktür tabi ki, çünkü bazen ayda 2-3 iş alabileceğinzi gibi, 3-4 ay iş alamadığınız dönemlerde olabilir, ve eğer bir şirket kurmuşsanız (ki en basiti şahıs şirketi) bu iş alamadığınız dönemlerde de muhasebecisinden, zart vergisine zurt vergisine, kendi bağkur priminize kadar yine aylık belirli bir ücret ödemek durumundasınız.

Bu yükten kurtulmak için icat edilen yöntemler ise, sizi bu yükümlülüklerden kurtarmayacağı gibi, daha başka kanuni zorlular içersine sokacaktır. Örneğin, genellikle freelance çalışanların baş vurduğu bir yöntem olan başka bir şirket üzerinden fatura kestirip, kdv oranında ücreti faturayı kesitirdiği şirkete ödeme yoluyla müşterisine fatura vermek, dışardan bakıldığında “e vergimizi de ödedik win win” gibi görülsede, hem etik değildir, hem de yaptığınız/yapacağınız işte imzaladığınız sözleşmede farklı isim; verdiğiniz faturada farklı isim olacağından, olası bir durumda hem sizin hem faturayı kesitridğiniz şirketin hemde faturayı verdiğiniz şirketin başına iş açar. Ne siz ne de müşteriniz birbiriniz üzerinden bir hak talep edemez duruma gelebilirsiniz.

İcat edilen bir diğer yöntem ise, müşterinize gider pusulası kestirmek. Bu yöntemde müşteriniz %10 stopaj ödeyerek sizi fatura kesmekten ve kdv ödemekten kurtarmış oluyor ancak bunda da sıkıntı şu ki; adınıza kesilmiş bir çok gider pusulası makbuzu olursa, vergi dairesi peşinize düşebilir ve sizi serbest meslek erbabı olarak değerlendirip vergi mükellefi yapabilir.

Gördüğünüz gibi fatura kesmediğiniz sürece rahat yok ve fatura kesmek içinde en basitinden sahış şirketi kurmanız gerekiyor.

– Türkiye’de ki firmaların yazılım ve yazılımcıya bakışı-

Tüm bu yasal yükün dışında bir de ülkemizde ki (dev şirketler hariç) şirketlerin teknoloji ile olan ilişkileri hala daha fax makinesi / kettle seviyelerinde olduğu, mail atmanın bile işi bilen bir kaç personel tarafından yapıldığı, 15 yıllık bilgisayarlar ile personeline iş yaptırıldığını göz önünde bulundurursak, sizden isteyecekleri iş ile ilgili hiç bir fikirlerinin olmadığı ve ne olursa olsun adam akıllı memnun olmayacaklarını hatırlatmak isterim.

Genellikle (eğer kendinize referans olacak büyük büyük işler yapmamış bu işe yeni başlıyorsanız) zaten etrafınızdan, eşinizen dostunuzdan referansla gider iş alır yada onların işlerini yapıyor olursunuz. Bu işler de ilk başta hevesle girişirsiniz ve onlarda merakla dinlerle. Ancak bir süre sonra (ki bu süre bazen aynı gün içinde olur) durup bir bakarsınız ki, sanki siz “Allah aşkına yapayım bu işi size” demişsiniz de, onlarda “e hadi bi yaptıralım” demiş gibi saçma bir duruma gelmişsinizdir.

Daha sonra bu teknolojinin t’sinden yazılımın y’sinden bi haber müşteriniz, başlar size anlatmaya, birde üstüne kuyruğu dik tutacak ya, araya da bir iki “ben de anlıyorum bu işlerden” dediğini zannettiği kelime/cümle sokmaya kalkar. Sonunda size aslında ihtiyacı olan ile hiç alakası olmayan bir proje anlatmış olur. Mühim olan sizin çok dikkatle dinlemeniz ve gerçekten müşterinizin ihtiyacını anlamanızdır, adam gibi anlamadan bir fikir edinip de sakın ben zaten anladım havalarına girmeyin, iyice anladığınızdan emin olana kadar sorun, daha çok sorun, iyice anladığınızdan emin olun. Eğer biraz tecrübeli/yetenekli iseniz ve kendizede güveniniz varsa, müşterinize aslında ihtiyacına yönelik çözümün ne olacağını anlatmaya çalışırsınız. Burada önemli olan şudur, işinizi, yapacaklarınızı kullanacağınız teknolojisleri vs. 6 yaşında birinin anlayacağı kadar basitleştirerek anlatmak zorundasınız. Hadi bakalım buyrun şimdi de müşterinizin paranoyaları başlar, “beni kandırıyor mu?, kolayına mı kaçmaya çalışıyor?, yapamayacak heralde!” gibi düşünceleri gözlerinden anlarsınız. Ancak sakinliğinizi korumalı ve kendinizden emin şekilde basit basit nedenleri ve niyeleri açıklayın. Teknik tabirlere boğmayın, müşteriniz ile mümkün olduğunca aynı dili konuşun.

Tüm bu süreçlerden sonra “ee şimdi ne kadar sürede kaça yapıyorsun” sorusuna hemen düşünmeden cevap vermeyin. Bunun için bir çalışma yapmanız gerekecek, bunu uygun bir dille açıklayın ve gidip proje üzerinde tahminleriniz için çalışmalara başlayın. Kendi iş planınızı çıkarın, projenizin her kısmını iyice belirleyin ve o her kısım için ne kadar sürede yapacağınızı tahmin edin, mümkün olduğunca gerçekci tahminler yapın ve sonunda o her kısım için tahmin ettiğiniz süreleri toplayarak projenizin toplam kaç saat/gün/hafta süreceğini hesaplayarak, projeniz için isteyeceğiniz ücreti belirleyin.

Gidip müşeriniz ile görüşün ve fiyatınızı söyleyin, sorarsa/gerekirse tek tek her parça için kaç saat tahminde bulunduğunuzu açıklayın. Tabi ki olayı keçi pazarlığına çevirip mümkün olduğunda fiyat öldürmeye çalışacaklardır. Mümkün olduğunda taviz vermeyin. Hele ki iş ile dostluğu birbirine sakın karıştırmayın. Fiyatınız ne ise o, dürüst açık ve net olun. Zaten merak etmeyin siz o kadar çabalayacaksınız, emek vereceksiniz ve proje içerisinde sürekli ekstralara çıkaracaklar ve siz bu ekstralar için fiyat çıkarmak istediğinizde, ekstra zaman istediğiniz bunlar hep sorun olacak da, bir de zaten projenin sonunda paranızı asla zamanında alamayacaksınız. Koca koca adalar, koca koca şirketler size verecekleri, canınızı dişinize takıp sabahlara kadar çalışttığınız projenin/emeğinizin karşılığı olan 3 kuruş için işi sündürüp duracaklar, ayıp edecekler falan filan…

Gelelim bu sorunlarla nasıl başa çıkabileceğinize:

Öncelikle işin yasal kısmı için bir çözümüm yok, yöntemler belli, olması gereken belli. En temiz, yasal ve net çözüm şirket kurmak.

İş kısmında ki sorunların çözümleri için yapmanız gerekenleri ise şu şekilde sıralayabiliriz;

1- Müşterinizin teknoloji/yazılım ile ilişkisini anlayın.

2- Anlayacağı dilden konuşun

3-Sakinliğinizi ve profesyonelliğinizi kaybetmeyin

4-Müşteriniz zaten ne istediğini tam olarak biliyorsa zaten çok sorun yaşamayacaksınızdır. Ancak ne istediğini bildiğini zannediyorsa, olayı aydınlatmak ve sizde müşterinizin ne istediğine tam hakim olabilmek için soru sormaktan çekinmeyin.

5-Bazı müşteriler vardır ve o kadar herşeyin farkındalardır ki, bazısı size proje dosyası bile hazırlamıştır. Umarım hep bu şekilde işin ciddiyetinde ve farkında olan müşteriler ile karşılaşırsınız.

6-Yukarıda da belirttiğim gibi projenizin her fazını her kısmını her parçasını iyice belirleyip her biri için tek tek tahmin de bulunup en sonunda tüm tahmin ettiğiniz sürelerin toplayıp, toplam ihtiyacınız olan zamanı bildirin ve fiyatlandırmanızı buna göre yapın. Tahminlerinizi mümkün olduğunca gerçekci yapın. 2 saatte yapacağınız işe 5 saat demek 10 saatte yapacağınız işe 3 saat demek, salaklıktan başka birşey değildir. Müşteriyi kaybetmemek için fiyat düşürüp, vereceğiniz emeğin karşılığını almayacağınız bir fiyat vermeyin, tabi aynı şekilde saçma sapan fiyat şişirip 3 liralık işi 5 liraya da yapmayın. Hakkını verin, neyse o.

7- Neler verdiğiniz fiyata dahil, neler ekstraya girer hepsini belirleyin ve açıkça belirtin.

8-Profesyonel davranın, kendinizden emin olun. Sizde projeniz için dosya hazırlayın ve müşterinize sunun.

9-Sözleşme yapmayı ihmal etmeyin. Bu sayede hem siz verdiğiniz sürede işi istenildiği gibi tamamlayıcağınızı bildirirsiniz hemde müşteriniz sizden isteyeceği ekstraların ekstraya gireceğini bilir.

10- İşe başlarken paranın yarısını alın, kalan yarısını da iş bitince alın. İş bitince parayı alacağınız zamanı anlaşın sözleşme yaptıysanız orayada yazın.

11- Basit, fonksiyonel ve gerçekten amacına uygun iş yapın. Yetenek sergilemeye kalkıp çorbaya çevirmeyin. Olur olmadık sitelerden scriptler alıp/çalıp projenize döşemeye kalkmayın. Dediğim gibi, basit, fonksiyonel, özgün ve amacına uygun iş yapın. Yaptığınız işe imzanızı atmaktan çekinmeyin.

12-Altından kalkamayacağınız işlere, anlamadan dinlemeden atlamayın. Aldığınız işi sakın yarım bitirmeyin. Müşterinizin isteklerine ve ihtiyaçlarına kulak verin.

13-İşi mümkün olduğunca geciktirmeyin. Müşteriniz ile ilişkinizi sürekli hale getirecek diyaloglar içerisinde olun.

14-Yatırımdan çekinmeyin. İşinize uygun teknik ekipmana mümkün olduğunca sahip olun. Kendinize müşterinize test ortamı olarak kullandırabileceğiniz bir host satın almayı ihmal etmeyin.

15-Yaptığınız proje için kullama klavuzu hazırlamnız sizin ve müşteriniz için iyi olacaktır, bol görsel kullanın.

16-Dediğim dedik, çaldığım düdük havalarında olmayın. Unutmayın, siz müşterinize sadece fikir verebilir bir şeyin olurunu olmazını anlatabilirsiniz. Seçimi yapacak olan müşterinizdir. İlle de benim dediğim gibi olacak tavrına girmeyin.

17-Diyaloğa açık olun ve şeffaf iş yapın. Müşteriniz görmek istediğinde işin her kısmını, karalamalarınızdan, kodunuza kadar istediği gibi görmesini sağlayın.

18- Her işi almayın. Size referans olabilecek, işler alın.

19- Kaliteli ve net iş yapın.

20-İsminize her anlamda leke getirmeyin.

Freelance Çalışmaya ve Bir Freelancer Olmaya Hazırlanırken

  • Öncelikle freelance yapacağınız işi ve kendinizi anlatan www.adinizsoyadiniz.com gibi kendinize ait alanadı üzerine kurulu bir web siteniz mutlaka olmalı, ayrıca yaptığınız veya yapabileceğiniz şeyleri gösteren bir bölüm olmalı (referanslar, portfolyo gibi).  Tabi ki telefon ve e-posta adreslerinizin olacağı iletişim sayfasını unutmamak lazım. Web sitenizin profesyonel çizgiler taşıması ve web standartlarında olması profesyonel müşteriler açısından çok önemlidir.  İnsanlar web sitenizi incelerken yaptığınız işlerlerin kalitesiyle, mesleki bilgilerinizle ve vizyonunuzla ilgili de önyargılarda bulunurlar.
  • info@adinizsoyadiniz.com gibi bir e-posta adresiniz olmalı. Kartınızda veya web sitenizde esmer_prens8999@gmail.com gibi bir mail hiç ciddi durmayacaktır.
  • Kartvizitiniz olmazsa olmazlardandır. Abartıya kaçmamak şartıyla sizi ve yaptığınız işin ciddiyet ve kalitesini temsil edecek bir tasarıma ve kaliteye sahip kartvizitiniz olması gerekiyor. Kartvizitinizi ucuza mal olsun diyerek dönerci kartvizitleri gibi yapmayın. Müşteriniz ya da müşteri adayınız kartvizitinizi eline aldığında kaliteyi fark etsin.
  • Freelance çalıştığınızı belirtmekten çekinmeyin. Ajans ya da firma gibi görünmeye ve o isimler altında işler yapmaya çalışmayın. Şirket gibi görünüp iletişim kısmında sadece cep telefonu numarası olması veya ev telefonunuzu yazıp annenizin telefona çıkması trajik bir durum ortaya çıkartabilir.
  • Eksik alet veya cihazınız varsa tamamlamaya ya da lazım olduğunda tedarik edebileceğiniz birileriyle anlaşın. Eksik donanımlarla freelancer olmak başınızı ciddi anlamda ağrıtabilir ve sizi yorabilir.
  • İş için kendinize ayrı bir mobil hat almayı düşünebilirsiniz. İlerleyen zamanlarda müşteriler çekinmeden 7/24 sizi arayacaklardır. Gece 03′de bile aranırsınız, şaşırmayın. Malesef ülkemizde insanlar size para verdiklerinde sizin ruhunuzuda satın aldıklarını düşünüyorlar. Müşterilerinizin size ait zamanı gasp etmemesi ve stres yükünüzü artırmamanız için iş için ayrı mobil hat almak ve sadece çalışma saatlerinde açık tutmak iyi bir çözümdür.
  • İş için ayrı mobil hat aldıysanız günün belirli saatlerinde müşterilerinize hizmet verin. Örneğin: Sabah 08:30 ile akşam 19:00 arası. Cumartesileri 09:00 – 15:00 gibi… Bu durumu müşterilerinize söyleyin ve bilgilendirin. Size her zaman ulaşamayacaklarını bilmeliler ki onlarda bu şartlara göre kendi planlamalarını yapabilsinler.
  • Her şeyden tam anlamıyla anlayamazsınız, bunu kabul edin. Bunun için ağınızı geniş tutun. Örneğin : Web sitelerinin programatik taraflarını (backend) çok iyi yapabilen, CSS ve Javascript konularında da güzel tasarımlar yapabilen birisiniz fakat müşteri sizden profesyonel bir 3D animasyon istedi ve fiyatıda siz ekstradan eklediniz. Fiyatı eklediniz ama 3D tasarım yapamıyorsunuz ne olacak? Bu durumda bu işi paslayabileceğiniz işinde uzman bir 3D animator bulmanız gerekecektir.  Bu gibi durumlar için teknik iş ağınızı geniş tutmalısınız.

“Yapabileceğinizden azını vaad edin, vaad ettiğinizden fazlasını yapın.”

– Robin Sharma

Freelance Çalışmaya Başlıyoruz

  • Zaman planlamanıza dikkat edin. Bu konuda disiplini elden bırakmayın. Sabahları en geç 08:00 gibi ayıkmış olmaya çalışın. Sizin için belirli bir mesai olmasa da işyerleri genellikle 08:30 gibi mesai başlattığından, sizi aradıklarında uykulu ses tonuyla telefonu açmanız pek hoş bir izlenim bırakmayacaktır.
  • “Bir şekilde yaparım/yaptırırım ne olacak” düşüncesiyle işi almak için yapamayacağınız veya yapmakta zorlanacağınız şeylerin sözünü asla vermeyin. Yapamayacağınız veya söz verdiğiniz için yapacağınız işe ortak katmak, başkalarına paslamak kazancınızı ciddi anlamda azaltacağı gibi sizide gereksiz bir stresin içine sürükleyebilir.
  • İşi almak için asla düşük fiyat vermeyin. Bu durum uzun vadede kendi ayağınıza sıkmaktan başka bir şey değildir. İşleri almak için düşük fiyat verirseniz artık ucuz bir freelancersınız demektir. Hitap ettiğiniz kesim kaliteden çok ucuzluğa yönelmiş amatör müşteri kitlesidir. Bu durum uzun vadede mesleği bırakmaya veya ruh sağlığınızın bozulmasına kadar gidebilir, malum insanı delirtir bu tipler.  Ayrıca aynı sektörden para kazanan diğer meslektaşlarınızı zor durumda bırakabileceğiniz gibi onların yanında saygınlığınızda azalacaktır. İlginçtir hak ettiğinden düşük fiyat verdiğinizde müşteriniz de sizi ciddiye almaz, size saygı duymaz çünkü ucuzsunuzdur.
  • Bütün anlaşma ve detayları mutlaka yazılı olarak yapın. Sözleşme yapma imkanınız varsa sözleşme yapın. Yoksa e-posta ile detayları yazışın müşteriye işin şartları ve detaylarını içeren bir e-posta gönderip o e-postayı onaylayıp onaylamadığını yazılı olarak isteyin. Aksi taktirde müşteriler sadece çıkarlarına olan şeyleri hatırlayacaklardır. “Ama biz bunuda istemiştik siz tamam demiştiniz” gibi bir cümleyle çok karşılaşırsınız. Bundan daha önemlisi ücretinizi alamadığınızda mahkemeye vermeniz için elinizde somut şeyler olmalı.
  • Müşteri, fiyatı düşük vermeniz ve fazla pazarlık yapmak için size “bir şeyi yok ya sadece şunlar olacak, bunlar eklenecek, o kadar” tarzında cümleler kuracaktır. Anlaşmaya vardığınızda, bahsedilen şeyin çok daha fazlasını yavaş yavaş isteyecektir müşteri. Bu durumun önüne geçmelisiniz. Bunun için yapacağınız işin tüm detaylarını açık bir şekilde ve tüm detaylarıyla müşterinizle görüşün ve anlaşın. Müşterinize “Bu konuştuklarımız dışında bir isteğiniz olursa ayrıca ücretlendirilecektir.” uyarısını yapmaktan çekinmeyin.
  • “Bu işlerin devamı gelecek” veya “artık yabancı sayılmayız” veya “biz sizi çok sevdik gerçekten” ya da “ben başka kişilerde yönlendiririm sana benzer işler gelir bak” gibi cümleleri ciddiye almayın, tebessüm edip ardından teşekkür edin ve memnuniyet duyacağınızı söyleyin ama asla umutlanmayın ve bu cümlelerden sonra bir indirim ya da başka bir taviz asla vermeyin.
  • İşi bitirme zamanını belirlerken ve müşteriyi bu konuda bilgilendirirken çok dikkatli olun. Asla bitiremeyeceğiniz tarihte işi bitirebileceğinizi söylemeyin. Çok yoğunsanız ve yetiştiremeyecekseniz bunu müşteriye söylemekten çekinmeyin.
  • Uzun sürmesi gerekiyorsa, uzun sürecektir. Ortaya çıkan kalitesi için bu şarttır. Unutmayın her yaptığınız işin sizin portföyüz, sizin imzanızdır. Müşterinizi zaman konusunda bilgilendirin. Üç haftayı alacak bir işi üç günde teslim etmek ortaya çıkan işin kalitesini ve sizin stres seviyenizi sadece olumsuz etkileyecektir. Müşteri sizin kısa sürede teslim etmenize teşekkür etmeyeceği gibi ortaya çıkacak aksiliklerde sizi suçlayacaktır. Ayrıca iş kısa sürdüğü için “üçgünlük işe o kadar para verilmez” gibi ahlakdışı bir cümle kurarak oyunbozanlık yapmaya çalışacaktır. Bunları hiç utanmadan yapacaktır.
  • “Ama çok acil” diyerek size sunulan işlerin geneli acil değildir. Müşteri sadece kendi işini daha ön sıraya almanızı istediği için böyle bir cümle kurar. Tabi ki gerçekten acil olan işler olabilir fakat kaliteden ödün vermeden yapabileceğiniz bir iş ise kabul etmenizi tavsiye ederim.

Freelance çalışma stresli ve zor aşamaları olan bir çalışma tarzı olsa da hayatınızın en değerli iş-ticaret-insan ilişkileri tecrübelerinizi kazanacağınız bir çalışma tarzıdır. Ülkemizde freelancerlara bakış pek iyi olmasa da imajınızı düzeltmek, çalışmalarınızı bir düzene koymak sizin elinizde.

Mutlu ve kazancı yerinde ayrıca saygı duyulan bir freelancer olmak istiyorsanız hitap ettiğiniz müşteri kitlenizi iyi ayarlamanız gerekli. Ucuz işler yapan, üç beş harçlığım çıksın diyerek yola çıkarsanız evet üç beş harçlıkla hayatınızı devam ettirir etrafınızda ise kendince kurnaz, kaliteye önem vermeyen ucuzluğa önem veren çürük müşteri kitleniz olur. Bunun yerine az ama öz, fiyattan çok kaliteye odaklı profesyonel bakan müşteriler sizi daha yükseklere taşıyacaktır.

Karar sizin.